"Kimsin sen?"
Bu soru o kadar anlaşılması güç olmadığı halde onu uzun bir sessizliğe sürüklemişti.Aslında cevap basitti biraz tehlikeli olmasına karşın..
Kız artık huzursuzlanmaya başlamıştı..O kadar zor bir soru sormamıştı halbuki.Gözlerini onunkilere dikti.Aslında bir bakışından almıştı çoktan cevabını.Ama gene de dilinden dökülmeliydi.
"Ne alaka,ne gereği var şimdi bunu soruyorsun?"
"Neden bu kadar abarttın ki madem sorulmayacak kadar gereksizse?"
Birbirlerine sordukları saçma sorular konudan kaçmalarına yardım etmiyordu.İkisi de birbirlerinin sorularını cevaplamadı.İkisi de karşı taraftan beklemekteydi ilk adımı.Ve ikisi de bilirdi ki bir cevap herşeyi değiştirebilirdi.
Genç adam dayanamadı.
"Ben şu an cevaplayacak bir konumda değilim.Ama sen o konumdasın."
Kızın yüzünde iğreti bir gülümseme belirdi.
"Ben cevaplasam da ne olacak ki? Sen gene susacaksın.Ben gene huzursuzlanacağım.Sen gene cevapsız bırakacaksın sorularımı.Ben gene zamana bırakacağım."
"Şu an elimden hiç birşey gelemez.Ne sana ne de ona ihanet edemem."
"Ama kiminsin sen?"
"Bilmiyorum,lütfen zorlama beni..."
Bir anda ayağa kalktı.
"Bilmiyorum." dedi yineleyerek.
"Ama belki mutlu olursun,bu şekilde..."
Kız mutlu olamayacağını donuk gözleri ile belirtti.O da baktı -biliyorum- dercesine.
Kız oturuyordu hala.Çocuk hafifçe omzuna dokundu.Dokunduğu anda hafifçe kavradı elini.Buz gibiydi bembeyaz elleri.Kimse ısıtmıyor muydu?
Hafifçe başını kaldırdı.Bakıştılar.Genç adam soğuk bir şekilde "görüşürüz" dedi.Uzun bir zaman görüşmediler.
1 ay..2 ay..
Ve bir gün gelir diye bekleyişler.
Eskisi gibi olma özlem belirtileri
Ama yok ki ondan eser.
Bir fırtına misali gelip geçti
Kalbinden,fikrinden..
Ondan geriye sadece soğuk dokunuşu kaldı.
30 Aralık 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
