Adımlarımı isteksiz bir biçimde atarken içim kıpır kıpırdı aslında.Garip değil mi? O gece senin gibi olmayı denedim. Umarsız,gamsız ve bencil.Dans pistindeki özgürlüğü bütün hayatına neden yansıtıp hayatını bir dans pistine çevirmek istediğini çözmeye çalıştım.Bilirsin,yoğun duygular olmadan.Ama olmadı.
Baktığım,göz göze geldiğim her insan senin bi yanını gösterdi,biri senin gibi gülümsedi,birinin gözleri senin gibi anlamlı.Sıkıldım bir an.Sonra biri çarptı.Baktım şöyle,tebessüm ettik.Gitti sonra biraz ileriye.Kendime hakim olamayıp biraz gözlemledim,yani anla işte.Neden bu kadar çok takıldığımı çözdüm sonra.O senin gibi,hayatı dans pistine dönüşmüş olanlardandı.İç içebildiğin kadar,bencilliğin sınırlarını aşıp ruhunu hiçe say.Senin altın kuralında bu değilmiydi zaten??
Altın kuralın ruhunu aç bırakıyor.Tek ilacın ne olacak peki en sonunda?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder